Kan Kusacağız...
İsmail Şimşek

İsmail Şimşek

Kan Kusacağız...

29 Şubat 2020 - 15:24
loading...

Kimi insanlar gibi kimi devletler de vardır ki, kukladır.

Kendi amaçları feridir, ikinci plandadır. Ancak her nasılsa bilmeden kendi konumlarını, kendi amaçlarını kendi küçük dünyalarında,  birileri silkelemediği sürece hep birinci planda hep asli zannederler.

Kimisi ise bunun farkındadır, bile bile bu oyuna alet olurlar sığ tasavvurları ile buna tevessül ederler. Öyle zannedildiği gibi kendilerini figüran olarak değil aslında üzerinde tasarlanan,   bir türlü anlayamadığı bir mizansenin başrol oyuncusu zannederler. Ancak her halükarda oynanan oyunun başarısı,   perde arkasında ipleri elinde tutana,  oyunun kuklacısına yarar ancak ona hizmet eder.

Kukla içinse ihtirasları uğruna şerefini feda ettiği devlet pozisyonundan elinde züğürt tesellisi ile kala kala ancak yetinmek zorunda  olduğu küçük bir kırıntı kalır.

Bu gün orta doğu coğrafyasında, Irak ve Suriye’de yaşananlar tamda bu çerçeveye oturmaktadır.

Suriye ölçeğinde kukla Esad’ın, hemen güneyindeki petrol bölgesinde ABD’nin güdümünde mayın eşeği işlevi gören 60 bin kişilik kullanışlı PYD/YPG terör örgütünü görmezden gelerek, güdümünde olduğu Rusya’nın desteğiyle İdlib’e yönelmesinin ayrı bir anlamı vardır.

İdlib, hem Türkiye  hem de katil Esad ve destekçisi Rusya için oldukça  önem arzetmektedir. İdlib, Esad ve Rusya için Doğu Akdeniz’e uzanan yolda hem M4 ve M5 karayolunu kontrol etme hem de verimli toprakları ve jeo-strateijik öneminin getirdiği iştah kabartmasıyla önemlidir.

Türkiye açısından İdlib’in hassasiyeti, 3,6 milyon Suriye’liyi barındırmanın yanısıra 4 milyona varan yeni bir göç dalgasının önüne geçerek bu yükü artık taşımak istememe çabası yanında olası bir İdlib başarısızlığının domino etkisiyle Afrin başta PYD/YPG’den temizlediği diğer güney sınır bölgelerinin konumunu sorgulatma ihtimalinin yeniden gündeme gelmesinden kaynaklanmaktadır.

Bu gün İdlib’te karşılıklı olarak zaafiyet ve irade gibi psikolojik harp yanında ülkelerin stratejiye dayalı askeri güç potansiyelleri  test edilmektedir. Biliyoruz ki bu gün İdlip’i alan yarın  Hatay’ı, Gaziantep’i veya Şanlıurfa’yı tasavvur edecektir.

İdlip, onun için kırılma noktasıdır. Verdiğimiz canlar gelen şehit haberleri boşuna değildir. Biz mutlak olarak Suriye’liler için Suriye’de değiliz. Biz kendi ikbal ve istiklalimiz için o  topraklardayız. Tüm bunlar alenen ortada iken, muhalefetin ama özellikle anamuhaleftin koşulları köpürtmesi bana göre katledilen 1 milyona yakın insanı ve yerinden yurdundan göç ettirilen yaklaşık 10 milyon insanı yok sayarak ‘’ politik hamaset’’ ile görmezden gelinmesi, Esad’la istişarede ısrar edilmesi  bana göre ancak ‘’mezhep taassubu’’ ile açıklanabilir.

Bu gün özellikle anamuhalefetin murad ettiği gibi Suriye’de olmasa idik, müesses nizamın dizayn ettiği devletler muvazenesindeki yerimiz  devlet olarak  ne olacaktı biliyor musunuz?

Biz Suriye’de olmasa idik yarınlarda muhtemelen tüm dünyanın meşru sayabileceği hemen güneyimizde bir PYD/YPG terör devletiyle komşu olacaktık. Biz Suriye’de olmasa idik 40 yıldır ekonomi ve insan olarak heba ettiğimiz değerlerimizle birlikte geleceğimizi bir 40 yılla sınırlı değil  belki bir asırla belki iki asırla bizi test edip bu günümüzü mumla aratacaklardı.

Biz Suriye’de olmasa idik kucaktan kucağa sıçrayan ABD, Rusya ve İsrail’in değirmenine su taşıyan ‘’tescilli saka’’ terör devleti üzerinden ‘’dizayn’’ çabalarına daha kolay yem olacak  PYD/YPG terör devletinin mütecaviz saldırıları ve bitmek tükenmek bilmeyen tasallutlarıyla kalkmak istedikçe yerimizden bir türlü doğrulamayacaktık.

Ülke ve millet olarak ‘’gelecek üşümesi’’ yaşamak istemiyorsak ‘’kan kusacağız ancak kızılcık şerbeti içtik’’ diyeceğiz. Şehitlerimizi bağrımıza basıp helallik isteyip, helallik vereceğiz. Bu gün günlerden birlik ve dirlik günüdür.

Tüm şehitlerimize rahmet, yakınlarına ve milletimize başsağlığı sabır ve metanet niyaz ediyorum.

Bu yazı 174 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar