SORGULAYAN NESİL...
İsmail Şimşek

İsmail Şimşek

SORGULAYAN NESİL...

31 Mayıs 2020 - 15:39
loading...

Geleceği kontrol edecek;  akıl, irade ve kararlılık olacak.

Tabi, bunu donanım rezervimizle beslemek gerekiyor. Bunlar bir bütünü oluşturduğunda ortaya tamda aradığımız geleceği kovalayan kaliteli bir kuşak çıkacak.

Ancak bu hamuru yoğurmaya öncelikle çocukken başlamak gerekiyor. ‘’ Bir insan 7’sinde neyse 70’inde odur.’’ sözü bunu en iyi şekilde açıklayan söz olarak üzerinde düşünmek gerekiyor.

 Her çocuğun karakteri   farklı özellikler gösterir. Aynı ana babanın aynı ortamda yetişen çocukları dahi  farklı kişilik karakterleri gösterebilir.  Mesela biri çabucak kızarken diğeri olabildiğince sakin olması biri avuca sığmazken diğerinin içe kapanık obsesif bir karaktere sahip olabilmesi gibi…

Uzmanlara göre karakter oluşumu büyük oranda genetik olmakla birlikte genetik faktörler dışında kalan kısmın % 80 oranının  0-6 yaşlarına kadar tamamlandığı kabul edilmektedir. Geri kalan %20 oranı ise aile ve  okul  gibi  çevre faktörü önemli bir rol model oluşturuyormuş.

Bizi ilgilendiren kısmı çocuklarımızın genetik özelliklerden gelen kısım dışında kalan alanı, iyi biçimlendirmemiz iyi doldurmamız   gerektiği hususu…

-Öncelikle  okul öncesi,  çocuklarda taklit;  ileride kendisiyle özdeşleştireceği  davranış biçimi oluşturacağı için  ana baba rolü ön plana  çıkıyor.

-Kendine güvensiz nesiller yetiştirmemek için çocuklarımızı aşırı koruyucu ve kollayıcı  olmamak, 

-Bencil nesil olmaması için aşırı hoşgörücü davranmamak, herşeyine töleranslı olamamak,

-İsyan eden ve aşağılık kompleksli nesil için aşırı baskıcı davranmamak,

- Haksız üstünlük kurmak davranışına meyilli nesil  için çocukken her isteğine boyun eğmemek ,  --------Yetersizlik sendromu yaşayan nesil biçimlenmesinin önüne geçmek için kıyaslama davranışına girmemek,  gerekiyor.

Bunları sunduktan sonra üzerine şunları koymamız gerekiyor.

‘’Haksızlığa uğradığında , adil olmayan bir durum karşısında boyun eğen değil bunu sorgulayan ,inatçı, vazgeçmeyen ve itiraz eden…’’

‘’Yarınları tartışacak ona dair misyonu hedef  tahtasına oturtacak ve geleceğe dair bir vizyon   üretmeyi düşünen ’’ bir nesile ihtiyacımız var.
 

Bunları yapabilmek için  bunların altlığını iyi beslemek köşe taşalarını iyi döşemek gerekiyor.  Çünkü altı boş kuru inat; bilgi, kavrayış  kısaca donanımınız yoksa sadece  zaman kaybettirir.

Son 10 yılı bir tarafa koyarsak büyük oranda  esiri olmaktan çıktığımız ‘’ kanıksanmış çaresizliğimize’’ bir set çekmek için ikinci bir fırsat iklimi oluşuyor. Ülke olarak ikinci  bir diriliş realize edilmeye çalışılıyoruz. Koşullar Türkiye lehine evriliyor.

Bu toplumun artık geleceği ıskalama lüksü yoktur. Ve bana göre geleceği öngörebilmek;  feraset sahibi olmak kadar  ayrıca bir sanattır.

Ve geleceği görebilmek ayrıca  yarınları  kavrayabilmekle mümkündür.

Değilse başkalarının yayından savrulurken ancak onların  isteyip de savurduğu alana hükmedebilir yada onların planladığı  geleceğin oyun sahnesinin dekorunu  oluşturabilirsin.

Geleceğe hükmedebilmek için yerli ve milli değerleri özümsemiş, bilgi ve donanımla bagajını doldurmuş hakkını hukukunu bilmenin yanısıra itiraz edebilen ve dünyayı sorgulayabilen ‘’ yeni jenerasyon’’ bir nesli kurgulamayı hızlandırmak, dünyanın hızla değiştiği bu dijital çağda  ülke olarak ‘’ufukların efendisi’’ olmak istiyorsak tüm bunları planlamamız gerekiyor.

Enseyi karartmadan, umudu hep  taze tutarak…

Bu yazı 195 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar