TAPU ÇALIŞANLARI DA RİSK ALTINDA!..
İsmail Şimşek

İsmail Şimşek

TAPU ÇALIŞANLARI DA RİSK ALTINDA!..

25 Nisan 2020 - 13:27
loading...

Hem de ne risk…  Acem kılıcı gibi hem de çift taraflı kesen bir risk…

Bu günlerde malum  iş riski yanında vatandaşla direkt temastan kaynaklanan Coronavirüs riski ile de yüzleşmek zorunda kalıyorlar.

Geçmişten geleceğe bir başka teşkilat yoktur ki; tüm çalışanlarıyla devletin neredeyse tüm gelir yükünü sırtlarken, aynı zamanda “demoklesin kılıcı” gibi tepesinde savrulan  risk  tehtidi ve  tüm iş yüküne rağmen;  duruşunu bozmadan işini belki yapay gülücükler veya sentetik tebessümlerlede olsa idame ettirmek zorunda kalmasın!

Bahsettiğim bu kadim  teşkilat, Tapu ve Kadastro Teşkilatı…  Yükü sırtlarken hata ve risk tehdidinin muhatabı ise  cefakar  : ‘’ Tapu   taşra personeli…’’

Bu günlerde gündemimiz Covid-19  ve fedakar ‘’sağlık çalışanları…’’

Geçmişte yıllar önce bir sağlık çalışanı olarak Elazığ, Konya, Mersin Devlet Hastanelerinde ‘’ laborant’’ olarak yıllarca hizmet etmiş biri olarak onların nasıl fedakarca çalıştıklarını çok iyi bilenlerdenim. Sağlık riski tehditi yanında şiddet riski ile karşı karşıya  oldukları da ortada… Ancak sosyal ve mali haklar konusunda ‘’ tapu çalışanlanlarından ‘’ oldukça ileride oldukları da bir gerçek… Mesela, ‘’döner sermaye ‘’  gibi…

Tapu çalışanları da bazı kurumlar gibi vatandaşla direkt muhatap olan kurumlardır. Tıpkı sağlık çalışanları gibi… Sağlık çalışanlarının işleri gereği hasta insanlarla muhatap olmak gerekliliği vardır. Tıpkı polisin suçlularla, askerin düşman ve terör örgütleriyle mücadelesinde olması gerektiği gibi…

Dolayısıyla sağlıkçılar işlerini yaparken doğal olarak salgınla muhatap olma mecburiyetleri   bu viral pandeminin getirdiği risklede karşı karşıyadırlar.

Aslında burada anlatmak istedim şey, tapu emekçilerininde bunlardan geri kalmadığı dolayısıyla çalışma koşullarıyla yaşadıkları  ruhsal dünyaları… Ayrıca yukarıda bahsettiğm gibi direkt vatandaşla etkileşimden kaynaklanan ‘’sağlık riski’’  yanında sahtecilikle veya hatalı işlemden doğabilecek ‘’  mali ve cezai riskle’’ sınanmaları…

Bunların yanında bu salgın sürecinde yaşadıkları, ‘’wep- tapu ve e-randevu’’ sisteminin getirdiği vatandaş tasallutu ve baskısını saymıyorum.

Buradan şuraya gelmeye çalışıyorum.

- Başta sağlık çalışanları ve bir çok kurum kestiği döner sermayeden ‘’döner sermaye’’ veya başka bir ad altında ödeme yapılırken  kurum olarak  tapu çalışanları neden böyle bir hakka bir türlü muhatap olamıyor?

-Veya tapu çalışanlarının görevi hukuksal mevzuata dolayısıyla uzmanlığa dayalı bir görevse ki öyle; neden ‘’uzmanlık’’ adı altında bir kadro -bazı kurumlarda olduğu gibi- tapu çalışanına çok görülüyor?

-Neden tapu işlemlerinde işin ehli olan emekli teşkilat mensuplarına, tıpkı ‘’ LİKAB’’ ta olduğu gibi sınava da tabi tutularak noterlere verilmeye çalışılan bazı tapu işlemleri bir kurumsal yapı adı altında verilmek istenmiyor?

Böyle bir uygulama meslekte uzmanlaşmış kişiler dışındaki talep sahiplerinin sorumluluk bağlamında altından kalkamayacağı bir yapılanmadır. Bu gün çok varisli bir veraset belgesini bile sorumluluktan kaçmak noktasında vermekten imtina eden, sahte kimlikle düzenlenen vekaletnamelerde ilgili olarak dahi sorumluluğu üstlenmek istemeyen   gayrimenkul konusunda donanım yetersizlikleri olduğunu bildiğimiz  noterlere böyle önemli bir  projeyi teslim etmek  orta ve uzun vadede tapu teşkilatının kazanımlarını dinamitlemek olmaz mı?

Oysa teşkilatın, kurumda yıllarca görev yapmış tapu emeklisi uzmanlaşmış kişilerin sektörde bilgi ve tecrübe sahibi olmasının getirdiği donanımın tedavüle sokulması önemlidir. Böyle bir fırsatı kullanma  sektörde katma değer üretilebilir, proje belirli kriterler çerçevesinde kurum personelinin yeterlilik yetkinliği analiz edilerek  sektörde niteliklilik arttırılabilir.

Bunun yanında kuruma yönelik vatandaş memnuniyet anketinin “standart sapmasının %2-3’’lerde olduğu bir oranda  “vatandaş memnuniyeti   %97-98”lere ulaşması önemli bir başarı ise fazlası ancak  insan tıynetinin getirdiği bir ütopyadan öte bir şey olamayacağına göre…

Neden- sonuç ilişkisi içinde değerlendirebileceğimiz onlarca nedeni ve sonucu bir bütün içinde kümülatif olarak mülahaza ettiğimizde ‘’neden’’ sorusu hala muğlaklığını korurken, ‘’sonuç’’; çıktısı tam 173 yıllık kurumsal bir geçmişi olan bu kadim teşkilatın sahiplenme iddiasının, sadece bu gün değil hiçbir zaman yeterince  yerine getirilemediğini  gösteriyor.

Sağlık çalışanlarının olduğu gibi bazı tapu müdürlüklerinde gündeme gelen covid-19 viral pandemi riski,  bu kadim teşkilatın çalışanlarının haklı olarak tatlı bir ‘’SİTEM‘’le birlikte duyulmayan sessiz ‘’ HAYKIRIŞ ’’ larına artık kulak kabartılması gerekmiyor mu?

Bu yazı 2684 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 7 Yorum
  • Ali Kılınç
    3 hafta önce
    Kadim dostum çok güzel yazmışsın,lakin biz tapu çalışanların sesini duyan yok fakat ezeni çoktur.
  • Hakan Uysal
    4 hafta önce
    Kalemine sağlık, Tapu çalışanlarını ne güzel anlatmış duygularını dile getirmişsin. Teşekkür ederiz meslektaşım.
  • ABDULLAH
    4 hafta önce
    tapu çalışanları adına teşekkür ederim gerçekten dogruları yazmışsınız.
  • Yigit
    4 hafta önce
    Kaleminize yüreğinize sağlık eksik olmayın ama asıl okuması gerekenler okumalı bu güzel yazıyı
  • Administration
    4 hafta önce
    Teşekkür ederim bu güzel ve anlayışlı yazınız için
  • Fahri
    1 ay önce
    Teşekkürler
  • İbrahim Ersoy
    1 ay önce
    Tapu Müdürlüklerinde çalışan vefakar, cefakar çalışanların sorunlarını nede güzel dile getirmişsiniz. Teşekkür ederiz. Kaleminize yüreğinize sağlık.

Son Yazılar