Asparagas üzerine...
Mustafa MIZRAK

Mustafa MIZRAK

SEVGİ SOFRASI

Asparagas üzerine...

16 Kasım 2019 - 00:53
loading...

Basın özgürlüğünün sağlanması ve yine bu özgürlüğün korunması ne denli önem arz ediyorsa kişilerin kişilik haklarının basın karşısında korunması da bir o kadar önem arz etmektedir.

Özetle basın özgürlüğünü kullanan kişi ve kurumların kamuoyunu aydınlatırken muhakkak siyasal ve toplumsal olaylara ilişkin olarak doğru, gerçeği yansıtır bilgi vermesi gerekmektedir.

Toplumun çıkarı dışında hiçbir kişisel çıkar, gerçeklerin yanlış olarak sunulmasına neden olmamalıdır. Haber olduğu biçimi ile verilmeli ve kişisel katkı yer almamalıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basının bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, yayında kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli ve haber verilirken özle biçim arasındaki denge de korunmalıdır. Bu ilke ve kurallar gözetilmeden yapılan yayın hukuka aykırılığı oluşturur ve böylece kişilik hakları saldırıya uğramış olur.

Bireylerin varlıklarını ortaya koymanın birer teminatı olan ve demokratik toplumun ayrılmaz mihenk taşlarından biri konumunda bulunan düşünce özgürlüğü demokratik toplumların en temelde bireylerine tanıdıkları, tanımak zorunda oldukları temel haklardan biridir.Basın özgürlüğü de düşünce özgürlüğünden gücünü alan ve kamuoyunun bilgi alma hakkının gereğinin yerine getirilmesinde hayati bir fonksiyona sahip olan ve mutlak surette hukuk devletlerinde korunması gereken ve toplumların gelişmişlik düzeylerini göstermekte korunan bir diğer temel haktır.

Lakin basının bu özgürlüğü sınırsız değildir, olamaz. Görüldüğü üzere basının özgür olduğu kavramına yer verilen dünyadaki ilk metinlerde dahi basına tanınan bu özgürlüğün sınırsız olmadığı ve tanınan bu özgürlüğün basına her istediğini istediği şekilde yayarak kimseye hesap vermeme hakkı tanımadığı ortadadır.

Görüldüğü üzere hukuk bize basının haber yaparken sahip olduğu bu özgürlüğün sınırsız olmayıp kişilerin şeref ve saygınlığını basın yoluyla yok etme, mesnetsiz suçlamalar yapma yahut iftiralar atma hakkını basına vermediğini açıkça söylemektedir.

Yine bu hakkın basına yalan haber yaparak bireylerin nefret duygularını artırma ve bireylere yanlış bilgi aşılayarak manipüle etme hakkını da bahşetmediği bu temel mevzuatlardan anlaşılmaktadır. Sonuç olarak herkesçe bilinen bazı yayın organlarının son günlerde salt siyasi ve ideolojik düşünceleri nedeni ile yalan haber yapması ve “basın özgürlüğü” kavramının arkasına saklanması gazetecilik meslek etiği bağdaşmadığı gibi biz kamuoyunun doğru bilgi alma hakkını ciddi bir şekilde zedelemektedir.

Basın yayın kuruluşlarının doğru bilgiye ulaşmamıza engel olması hukuken kabul edilebilir olmamakla birlikte bazı yayın organlarının kamuoyunu doğru olduğunu ispatlayamadığı yalan bilgilerle manipüle etme ve kişilere iftira atarak karalama kampanyası yürütme çabası da hukuken kabul edilebilir ve savunulabilir olamaz.

Dünyada yapılmış her şey, sevgi sayesinde yapılmıştır. Değişmek ve değiştirmek istiyorsanız okuyun ve elinize kaleminizi alıp yazmaya başlayın.

Bu yazı 115 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar