AYAĞIMA DİKEN BATTI GÜL SANDIM...
Mustafa MIZRAK

Mustafa MIZRAK

SEVGİ SOFRASI

AYAĞIMA DİKEN BATTI GÜL SANDIM...

07 Ağustos 2017 - 18:17
loading...

Bir insan nasıl düşünürse öyle yaşar. Üzüntü, sağlıksız ve yıkıcı bir zihinsel alışkanlık, bir hastalıktır.

Bilinçaltınızı olumlu bir yapıya kavuşturmanın en etkili yolu, önce konuşmalarınızın içinde bulunan ve zararsız gibi görünen olumsuzluk taşıyan çok küçük ifadeleri çıkarıp atmaktır.


Dıştan gelen ve bizi yıpratan etkenler sevgisizliğe sebep yol açar.Ama en zararlı bölünme kendi kendimize yarattığımız bölünmedir. Bölünmemek için kötüyü görme, duyma, konuşma. Seviyle yaşa.Bölünmenin sebepleri; acılar, kaygılar, korkular, aşırı duyarlılık, öfke, tartışma, tiksinme, tembellik, sorumluluktan kaçma, can sıkıntısı, pişmanlık, kararsızlık, unutkanlık, bir şeyi zamanında yapmamak.öfkenizin üzerine güneş batsın.

 

Küçük şeylere üzülmeyi bırakın. Konuşmalarınızdan üzüntü ve korku belirten kelimeleri çıkarınız. “Ben yapamam” cümlesi bir hastalık belirtisidir. Daima ve sevgiyle ben başarırım, ben yaparım deyin. Sevginin gücüne iman edin.

Bakış açınızı değiştirmek, hayatınızı daha kolay bir şekilde idame edilebilir kılmaktadır. Tabii ki kimse otobüsü kaçıracakları için geç saate kadar çalışmayı istemez, ancak bizim kötü olarak gördüklerimizden bile bir hayır gelebilir. Aradaki fark, her durumun içerisindeki olumsuz yandan daha ziyade, olumlu tarafı görmek için ne kadar hazır olduğunuzda gizlidir.

 

Bir gün New York’ta bir grup iş arkadaşı yemek molası için dışarı çıkıp caddede yürümeğe başlarlar. İçlerinden birisi Kızıl derilidir. Yürürlerken Kızılderili bir cırcır böceği sesi duyduğunu söyler. Diğerleri gülerek, bu kadar gürültü arasından cırcır böceği sesinin duyulamayacağını iddia ederler. Kızılderili cırcır böceği sesinin geldiğini söylediği yöne doğru gider. Arkadaşlarından birisi onun nereye gittiğini gözlemek için onu izler. Gerçekten de o kadar yüksek binanın arasındaki küçücük bir yeşillikte cırcır böceğini bulurlar. Arkadaşı “Sende insanüstü güçler var o kadar gürültü içinden bu böceğin sesini duyman bir mucize” der. Kızılderili “Bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmak gerekmez” diyerek arkadaşına kendisini izlemesini işaret eder. Kaldırımın ortasında durur ve cebinden çıkardığı madeni parayı yere atar. İnsanlar madeni paranın düşme sesini duyunca sesin geldiği yöne bakarak ceplerini yoklamaya ve paranın kendilerinden düşüp düşmediğini araştırmaya başlarlar. Kızılderili arkadaşına dönerek “Önemli olan nelere değer verdiğindir. Her şeyi ona göre duyar ve hissedersin” der.


Duş alırken veya dişlerinizi her gün fırçalarken harcadığınız zaman bile, sahip olduğunuz değerlerin farkına varılması gereken anlardır.

Başardığınız her şeyi, sahip olduklarınızı ve çevrenizdeki her şeyi bir düşünün. Hayatınızın en zor ve sıkıcı günü bile, minnettar olmayı öğrendiğinizde, size bir şeyler katabilir. Nelerden yoksun olduğunuzu ve neyi arzuladığınızı düşünmek normal bir durumdur, ancak her gününüzü biraz daha minnettar olmaya adarsanız, hayatınıza daha fazla şükran duyacaksınız.

Eğer bu şansı yakalar ve arzu ederseniz, şükran duymanız gereken her şeyin bir listesini yapmalısınız. Bu şekilde, üzgün ya da sıkılmış hissettiğinizde, listenin üzerinden geçebilir ve sahip olduğunuz her şey için minnettar olabilirsiniz. Bu sayede, zor günleriniz biraz daha kolay bir hale gelecektir

Cesurca hayatlarımızı, ilişkilerimizi, duygu durumumuzu gözden geçirip cesurca şu soruyu sormak gerek;

Ben neleri önemsiyorum? / Biz neleri önemsiyoruz?

Ve her zaman şunu kendimize hatırlatmamız gerek;

“Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin “SEVGİYLE KALIN.ÇÜNKÜ SEVGİNİZ YOKSA İÇİ BOŞ ÇINLAYAN BİR BAKIR KAPTAN FARKINIZ OLMAYACAKTIR.

Bu yazı 2266 defa okunmuştur .

Son Yazılar