AYNADAKİ GÖZLER
Mustafa MIZRAK

Mustafa MIZRAK

SEVGİ SOFRASI

AYNADAKİ GÖZLER

13 Ağustos 2017 - 14:54
loading...

Kadına yönelik şiddet yaygın ve sistemli bir biçimde bütün dünyada erkekler tarafından uygulanmaya devam ediliyor. Kadına yönelik şiddet "kamusal veya özel yaşamda kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik acı, ıstırap veren ya da verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem, tehdit, zorlama, keyfi olarak özgürlükten, ekonomik gereksinimlerden yoksun bırakma” olarak tanımlanıyor. Buna küçük yaşta evlenmeyi, çocuk doğurmaya zorlanmayı, erkeğe bağımlı hale getirmeyi, töre cinayetlerini, evde ve işyerinde emek sömürüsünü de eklemek gerekiyor. Kadına yönelik şiddet eşi tarafından evinde ve ya özel yaşamda fiziksel, cinsel veya psikolojik acı, ıstırap veren ya da verebilecek olan cinsiyete dayanan bir eylem, tehdit, zorlama, keyfi olarak özgürlükten, ekonomik gereksinimlerden yoksun bırakma” olarak tanımlanıyor. Buna küçük yaşta evlenmeyi, çocuk doğurmaya zorlanmayı, erkeğe bağımlı hale getirmeyi, töre cinayetlerini, evde ve işyerinde cinsel ve emek sömürüsünü de eklemek gerekiyor.


 

Günümüzün farklı kültürel yapısı içinde, kadına yönelik şiddet kırılması en güç tabulardan biri olarak görülmektedir. Şiddet dünyanın birçok ülkesinde kadın hareketlerinin başlıca konularından biri olmuştur .

Dayak dâhil aile içinde meydana gelen fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet evdeki kız çocuklarının cinsel istismarı, şiddet, evlilikte tecavüz ve diğer geleneksel uygulamalar, nikâh dışı şiddet ve istismarla bağlantılı şiddet; • Tecavüz, cinsel taciz, işyerinde, eğitim kurumlarında ve başka yerlerde sarkıntılık ve cinsel zorlama dâhil toplum içinde meydana gelen fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet, kadınların alınıp satılması ve fahişeliğe zorlanması.

Kadınlara yönelik şiddet hareketlerinin zemininde yatan “ cinsiyet ayrımcılığı” sağlık hizmetlerinden yararlanmayı da etkilediğinden sağlık kavramı içinde incelenmesi gereken bir konudur. Kadına yönelik şiddet dendiğinde ilk akla gelen fiziksel şiddet yani dayak, yaralama ve cinayet olsa da şiddetin başka türleri de var. Örneğin kadının ev dışında çalışmasına izin vermemek, gelirine el koymak, ailesi ya da arkadaşlarıyla görüşmesine izin vermemek, hakaret etmek veya istemediği halde cinsel ilişkiye zorlamak da şiddettir. Bugün, fiziksel, duygusal/psikolojik, ekonomik, cinsel şiddet veya şiddet tehdidi yüzünden her kesimden milyonlarca kadın baskı altında yaşıyor, toplumsal hayata daha az katılıyor, zorla evlendiriliyor, sakat kalıyor veya öldürülüyor.


 

Tüm dünyada kadınların sorunlarına çözüm bulmaya yönelik sosyal projeler her ne kadar çoğalsa’da kadın cinayetleri her geçen gün daha da artıyor. Yılın bir gününün kadınlara verilmesi kalan 364 günün erkeklere ait olması anlamına getirildiği özellikle Ortadoğu toplumlarında her şeyin düzelmesi için erkek toplumunun rehabilite edilmesi şart.

Susmayın kadınlar! Sizsiniz bizi de adam eden. Dolunayı benzettiğimiz sizsiniz. Çiçekleri benzettiğimiz sizsiniz. Cinsiyeti olmadığı bilinen melekleri bile kadına benzetiriz. Bütün güzellikleri benzettiğimiz sizsiniz. Hatta güzel sıfatı da erkeğe değil kadına yakıştırılmış; çünkü güzel sizsiniz.

Kuzeyde, Güneyde, Doğuda, Batıda, her yerde.. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü 365 gün olsun. SEVGİYLE KALIN ÇÜNKÜ SEVGİNİZ YOKSA İÇİ BOŞ ÇINLAYAN BİR BAKIR KAPTAN FARKINIZ OLMAYACAKTIR.

Bu yazı 2050 defa okunmuştur .

Son Yazılar