Dert Ettiğin Şeye Bak...
Mustafa MIZRAK

Mustafa MIZRAK

SEVGİ SOFRASI

Dert Ettiğin Şeye Bak...

20 Ekim 2017 - 19:57
loading...

Reklam verenler yerel yayınların ne kadar faydalı olduğunu unutmamalı ve finansal güçlerini bu şirketler üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanmamalı. Bu etikle çözülebilecek bir şey. Yerel yayıncılar kârlarının bir kısmını yayınların içeriği için harcamayı göze almalı. Haberciler sektör el vizyonu çizebilecek donanıma sahip olmak için kendisini çok iyi geliştirmeli. Medya ilişkileri uzmanları sektör el yayınların ne kadar önemli olduğunun bilincine varıp listelerine bu yayınları da dahil etmeli ve tabii medya satın alma şirketleri de aynı duyarlılığı göstermeli. Tüm bunların hem sektörleri, hem de yerel yayıncılığı çok etkileyeceği kanaatindeyim.

Yerel yayıncılıkta haberciliği zayıflatan bir yön var. O da reklam verenin bakış açısı. Yerel yayınlar o yörenin reklam verenleri ile ayakta kalabiliyor ve sadece bir “reklam aracı”na indirgeniyor. Dolayısıyla yerine getirmesi gereken işlevi yerine getiremiyor.

Elbette burada yerel yayıncılık patronlarının da hataları yok değil. Bu yayınları sadece bir kazanç kapısı olarak gören bazı patronlar, ne kadar reklam alırlarsa alsınlar, yatırım yapmak yerine, tasarruflarını başka yerlerde değerlendirmeyi tercih ediyor. Dolayısıyla yerel yayınlardaki haber, müzik, ve reklamların içerik kalitesi yükselmiyor. Yükselmeyince dinleyici radyo’yu, tv yi yada gazeteyi  okumuyor, okumayınca da söz sadece reklam verene kalıyor. Habercilik yapmak isteyen meslektaşlarımız da mesleklerini doğru dürüst icra edemeyecekleri için daha büyük kuruluşların kapılarını çalıyor.

Gelelim medya ilişkileri uzmanlarının yerel yayıncılara bakış açısına. Birçok medya ilişkileri uzmanı ellerinde sadece ulusal basın listelerini tutuyor ve onlara özen gösteriyor. Yerel yayınlara bazen bülten bile göndermeyebiliyorlar, bu da zaten haber kaynakları kısıtlı olan yayınları baltalıyor. Halkla ilişkiler uzmanları ile çalışmayan bazı sektörlerde ise haber yapmanın tüm yükü tamamen bu sektörün habercilerine kalıyor, bu da bazen hep aynı firmaların haberlerinin çıkmasına ve habercilikte fazla açılım sağlayamamaya sebep oluyor.

İşin bir tarafında da medya satın alma şirketleri var. Büyük kurumlarla çalışan medya satın almacıları, yine büyük medya gruplarından yüksek oranda indirim alıyorlar, bazen “reklamı sadece bizim gruba verirseniz, indirim şu oranda artar” cümleleri de fısıldanıyor kulaklara. Bu cazip teklif karşısında ilk gözden çıkartılan yine yerel yayınlar oluyor. Bu tür yayınlara “Size reklam vermeyi çok istiyoruz ama büyük bir grupla anlaşma yaptık, bu yüzden size veremeyeceğiz, yine de bize haber desteği vermeye devam edin” deniyor. Medya planlama firmaları “doğru” medya planlaması yerine, “kârlı” medya planlaması yapıyor.  

Peki çözüm ne? Çözüm herkesin biraz daha sağduyulu olması ve etik davranması. Her işletme ticaridir ama gazetecilik, Radyoculuk, Tv'cilik, habercilik mesleği biraz da idealizm içerir ve kamusal anlamda da yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülükleri yerine getiremezse kendini gerçekleştirememiş olur.  

SEVGİYLE KALIN. ÇÜNKÜ SEVGİNİZ YOKSA İÇİ BOŞ ÇINLAYAN BİR BAKIR KAPTAN FARKINIZ OLMAYACAKTIR.

Bu yazı 8824 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar