Yeni gün yeni umutlar...
Zülfü Yılmaz

Zülfü Yılmaz

Yeni gün yeni umutlar...

09 Eylül 2020 - 18:20

Yeni bir gün başlıyor.

Yeni planlar, yeni projeler, yeni diyaloglar geliştiriyoruz. Sürekli bir şeylere yetişme telaşı peyda oluyor bazen içimizde. Bazen de bir boşvermişlik, olmasa da olur silsilesi gönlümüzde. İsteklerimizi, hedeflerimizi, hayallerimizi sıralıyoruz. Harcadığımız zamana binaen de elimizdekileri ve de yüreğimizdekileri önemseme derecemiz değişiyor. Sonra da gerçekleşen güzelliklerimizle, hüsrana uğradığımız konuları kıyaslayıp duruyoruz.

 Alttaki metni okumayı beceremeden..

Durup bir baksak oysa, bizi üzen kıran ya da hayal kırıklığına uğratan mevzularda nerede takıldığımızı; takılmalarımızın bize nasıl bir fayda sağlamış olabileceğini çözeceğiz belki de. Çözdüğümüzde ise tekrarı olmayacak, kendimizi yetersiz hissettiğimiz olayların. O zaman şunu sormalıyız kendimize. Bir şeyi çok istediğimizde ben bunu neden istiyorum. Cevabını gerçekten bulabilmek için, çok istediğimiz şeylere olan tutumlarımıza bakmalıyız. Ayırdığımız zamana, bize olan katkısına, bize kendimizi nasıl hissettirdiğine. Bunların hepsini bir bütün olarak görebildiğimizde nedenleri de görmüş oluruz, hayatımızda en çok olmasını dilediklerimizi nasıl kendimize çekebileceğimizi de… İçimizde bir yerlerde eksiklik duygusuyla, bastırılmışlıklarla çıkıyorsak bir yola alacağımız yanıtlar her daim bize bu yetersizliğimizi hissettirecek şeyler olacaktır.

Sevgimizle, samimiyetimizle çıkıyorsak, karşımızdaki durumların ve kişilerinde bize vereceği salt mesaj sevgi olacaktır. Yok eğer kinle, öfkeyle, negatif hislerle yola devam ediyorsak, karşılığı da kıskançlık tarlasında biçilen olumsuzluklar tohumundan gayrısı olamayacaktır ne yazık ki. Boşvermişlik, değersizlik, erteleme duygusuysa yaşattığımız, yaşayacağımız hislerden de alacağımız karşılık, verdiğimiz bu enerjiyi fark etme babında olacaktır. Velhasıl içinde bulunduğumuz acelecilikten tutunda korkularımıza, dualarımıza, sevme şeklimize, ağzımızdan çıkan her söze ve de bilinçaltımızla yaydığımız frekanslara göre yaşadığımız durumları hayatımıza çekiyoruz.

Bunun bilincinde olup, hayatımızın sorumluluğunu tamamen üstlendiğimizde ise olayların nasıl sükunetle çözümlendiğini, keyifle seyretmek kalacak bizlere. Şimdi yeni başlayan her güne; farkındalığımız artarsa, karşımıza çıkan mesajları kavrayabilecek hale gelirsek ve Tanrı'nın her insana ayrı ayrı bahşettiği yetenekten bende olanı güzelliklerle açığa çıkarabilirsem nasıl olur diyerek başlayalım olmaz mı?

Bence denemeye değer......

Bu yazı 1887 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar